Zeynel Eroğlu WhatsApp Telefon

Batıl İnaçlar Hurafe Mi?Batıl İnançlar Hurafe mi, Dünyanın her yerinde ve çevremizde çeşitli dini inançlar, geleneksel davranışlar ve bunlara dayalı uygulamalar tarih boyunca etkili oldular; ve  hala da oluyorlar. insan hayatının kayda değer bölümünü kapsayan ve yaşayış tarzımızı değiştiren inançlar elbette ki bunlarla kısıtlı değildirler.
Eski Türkler´den yada Osmanlı´dan kalan veya bazı kör dinsel bilgisizliklerle başlayan inançların hala devam ettiğini günümüzde de görürüz. Oysa batıl inançların büyük bir kısmının ardında sosyal ve doğasal gerçekler saklıdır, bazıları ise bilinmeyen tarih öncesi zamanların izleridirler. Jung batıl inançları hayatımızın gerekli parçaları olarak tanımlar ve onlara sığınırak yaşamsal bir bilinç dalında korunduğumuzu düşünür.

Anadolu’daki Batıl İnançlar ve gelenek görenekler, çoğunlukla eski türklerden, Şaman kültüründen ve türklerin islamiyete geçişinden itibaren ise Arap kültüründen esinlenmiştir.

Tüm dünya da ve aynı zamanda ülkemizde uğursuzluk getirdiğine inanılan ve dikkat etmemiz gereken şeyler olduğuna inanılan birçok batıl inanç bulunmaktadır. İnsanlara ne kadar bunlar batıl inanç aslında böyle bir şey yoktur dense dahi insanlar bir kere inanmışlardır ve o şeyin uğursuzluk getirdiğine olan inançlarını değiştirmek zor hale gelmiştir. İnsanlar korkularından dolayı inanmayı tercih etmiş te olabilirler. Dinimizde batıl inançlara yer yoktur ama buna rağmen çok fazla batıl inançlar vardır. Uğursuzluk getireceğine inanılan şeyleri yaptıklarında ya da çarpılacaklarına inanırlar ve şeytanın yanlarına geleceklerine inanmışlardır.

Uğursuzluk Getireceğine İnanılan Davranışlar Nelerdir?

Batıl inançlar ülkemizde çok fazladır. Mezarlıktan ağaç kesilirse kesen kişi çarpılır. Nedeni ise mezarlıktaki ağaçlarda enerjiden oluşan ve bedensiz varlıklar dediğimiz cin olduğuna inanılır ve ağaç kesildiğinde cinlerin kesen kişiyi çarptığına inanılır. Bir diğer inanış ise, türbe den bir nesne alıp götüren kişi yine çarpılır. Mezarlığı parmaklarıyla işaret edenin parmaklarının kuruyacağına inanılır. Ayakkabının ters dönmesi kişinin hastalanacağına ve ya öleceğine işarettir. Yarım çay içen kadın dul kalır. Ölünün elbiseleri ölü yıkayan kişilere verilir. Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, kişiye uğursuzluk getirir. Eller yıkanırken sağ elden başlamak gerekir, sol elden başlar isek uğursuzluk gelir. Sağ el kaşınırsa para gelir sol el kaşınır ise para çıkar, çoraplar kıbleye doğru giyilmez yine uğursuzluk getirdiği düşünülür. Yine en yaygın olan batıl inanç ayna kırmak merdiven altından geçmek ve kara kedinin görüldüğünde saçın çekilmesi yine uğursuzluk getiren şeyler arasında yer alır.

Batıl inançlar bilim ile tamamen ters düşer. Akla ve mantığa aykırı şeylerdir. Dinimizde de yine bir yeri yoktur .buna rağmen insanlar bunlara inanmaktan hiç vazgeçmemişlerdir. İnsanları inanmaya iten en önemli faktör ise korkulardır. Tarihten bu yana bu inanışlar hep varlığını sürdürmüştür. İnsanlar bu inanışların batıl olduğunu bildikleri ve duydukları halde inanmaktan bir türlü vaz geçmemişlerdir. Ülkemizde de yine aynı durum geçerlidir. Dinimizde böyle şeylere yer olmadığı halde insanlar batıl olan bu inanışlara inanmaktan asla vazgeçemediler. Dinimizde batıl inançlara yer yoktur.

Bir önceki yazımız olan Simya Nedir başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.