Metafizik Uzmanı Zeynel Eroğlu

1964 yılında Tokat'ta doğan Zeynel Eroğlu, uzun yıllarını metafizik araştırmalara veren ve halen bu araştırma ve çalışmalarına devam eden bir metafizik uzmanı ve astrologdur.

DEVAMINI OKU

Medyum & Metafizik Uzmanı Zeynel Eroğlu

Satürn,Korku Ve Endişeler

Satürn,Korku Ve EndişelerTecrübeli astrologların genel görüşü, korkuları Satürn yönetmektedir. Mitolojide Satürn, değişiklikten ve yeniliklerden korktuğu adına çocuklarını yutmaktadır. benzer biçimde Satürn, kişisel haritalarımızda değişimlere ve teşebbüslere karşı korkularımızı tanımlar.
Bu korku nedeniyle, eskiye ve değişmesini istemediğimiz şeylere bağlı kalmaya çalışırız ve şahsi gelişimimizin aksamasına yol açarız. Alışkanlık ve kalıplarımıza bağlı kalmamızın altında, güvenliği kaybetme korkumuz yatmaktadır. gerçekte bizi kalıplaşmış şeyleri aşmaya zorlayan koşullar, süre ilerledikçe bize ilk göründüğü kadar fena olmayabilirler.
Satürn’ün şahsi haritamızdaki konut ve burç yerleşimi, bize güçtür gelen şeyleri, korktuğumuz alanları, yahut daha doğru ifadesiyle, psikolojik manada kişinin fiziksel realite deneyimindeki en büyük korkularını gösterir. şahıs, bu yerleşimle ilgili alanlarda yaşayacağı deneyimler hakkında fazlasıyla strateji geliştirir ve bu alanları çok fazla denetim etme eğilimi gösterir.
Bizden, bu alanlar üstünde çalışarak, zorluklar yardımı ile büyümemiz, ustalığa ve bilgeliğe ulaşmamız istenmektedir. Bu nedenle, bu alanlar kendini göstermek üzere olan en güçlü inanç momentumunu anlatım eder. Bunlar, tıpkı zamanda, yaşamda güven eksikliği hissettiğimiz alanlardır. Bu alanlarda korkuya karşı harp vermemiz lüzumludur.
Bunların hangi konular olduğunu anlamamız, onlardan ders almamız sayesinde, bundan sonra bu konulardan korkmamıza gerek kalmaz ve öğrenilmiş bu dersler adına Satürn bizi ödüllendirir. Bu korkuların yerini itimat ile değişim işlemi Satürn’şöhret bize sunduğu çözümdür.

Satürn’şöhret geçiş yaptığı burç hangisi ise, toplumsal anlamda çekildiğimiz endişe ve korkuları gösterir. Satürn şu anda Akrep burcundan geçmektedir. Duygusal güvence umudu, Satürn’şöhret buradaki yerleşimi ile zorlanır.
Bu sebepten güvensiz ortamla ilgili sorunlar yaşayabilir, aşırı endişelenebiliriz. ölümle ilgili ve ya esrarengiz şeylerle ilgili takıntılı düşüncelerimiz olabilmektedir. Cinselliği ve isteklerimizi rahat ifade etmekte zorlanabilir, bu konuyu endişe vesilesi edebilir, uç noktada, cinsellikle ilgili soğukluk hissedebiliriz. başka bireyleri suçlamaya, gördüğünüz zararın acısını onlardan çıkartmaya yatkın olabiliriz. başka insanların hataları yüzünden acı çektiğimizi; başkalarının hatalarını düzeltmek zorunda kaldığımızı ve bu nedenden dolayı gerektiğinden ağır mesuliyet yüklenmek halinde olduğunuzu düşünülebilir.
Bu da, süre zaman, bu insanlara karşı kızgınlık ve intikam duygusu hissetmemize yol açabilir. ekonomik konularda zorluk korkumuz artabilir. Sahip olduğumuz değerleri kaybetme endişesine kapılabiliriz.
Satürn Dünya ve Güneş ile dizilimde olduğunda ve özellikle Ay’la hizalandığında insan davranışları üzerinde baskılayıcı etkisi olduğu görülmüştür. Dolayısıyla bugünkü tutulma, bir müddet adına üzerimizde baskı oluşturabilir. Kendimizi depresif hissedebiliriz. Yalnızlık hissimiz vurgu kazanabilir. Bitkinlik, yorulmak hissedebiliriz.
Kendimizi engellenmiş hissedebiliriz. Bunlar Satürnyen etkilerdir ve tutulma Satürn ile irtibat kuruyor olduğundan, böyle hissetmemiz son derece nebati. Korku ve endişe hissetmemiz de doğal. lakin bu konu hakkında uyarılar çok abartılı olduğunda, biz de buna kaptırmaya yatkınsak, gereğinden çok kaygı ve korku hissedebiliriz. natürel ki astrolojinin uygulanma amaçlarından biri mümkün olumsuzluklara karşı uyarmaktır! ama gerek yazılı ve gerekse sözlü olarak uyarılarda bulunurken, bireye hizmet amacı taşıyan bu sanatı icra ederken, hitap edilen bireylerin psikolojisini göz önünde bulundurmalı, durumu abartarak gereğinden fazla kaygı ve korkuya sebep olmamalıdır.
Sözün derhal burasında Alice O Howell’in bir sözünü hatırlatmak istiyorum: “arasıra insan psikolojisinden anlamayan ve özgürce “öngörüde” bulunan astrologların danışanlarına şüphe ve korku tohumlarını ekerek verdikleri ziyan karşısında dehşete düşüyorum.
” Candy Hillenbrand’ın da altını çizdiği benzeri “Astrologlar geleceğe odaklanıp geleceğin daha korkusuz olacağını göstererek ya da kişilere seçeneklerini ve tercihlerini göstererek korkuyu aşmasına yardımcı olabilirler. ters takdirde bireyler güçlerini etkileyemedikleri veya denetim edemedikleri yıldızların ve gezegenlerin merhametine kaldıklarını düşünmeye başlayacaklarından, korkuya kapılabilirler.”
Belki de, etrafımızda oluşan pek fazla travmatik durumları, hastalıkları bilinçsizce imal edilen negatif düşüncelerimizle, biz bireyler var ederiz. böylelikle gerçekte bedenimizi zayıf düşürüyoruz ve kendi kendimize zarar veriyoruz.
Psişik kahin Edgar Cayce bu konuyla ilgili şöyle diyor: “düşünce ve girişimleri ile tıpkı çizgide olmak üzere herkesin aktivitelerini etkileyen koşullar vardır ve spiritüel hukuklar çerçevesinde her birey ile bir etkileşim söz meselesidir.

Paylaş:
Yorum yapılmamış.

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.